Showing posts with label oyun. Show all posts
Showing posts with label oyun. Show all posts

Saturday, June 18, 2016

ÇOCUKLAR OYUN OYNAMAYI BİLİYOR. PEKİ BİZ ?




Oyun, çocuğun sosyal, bilişsel, motor ve dil becerilerini geliştiren temel hak ve ihtiyaçlarındandır.
Oyun oynayan çocukları izlediğimizde çeşitli nesneleri  hayal güçlerini kullanarak bambaşka boyutlarda değerlendirdiklerini, ortaya çıkan problemleri değişik yollar deneyerek çözmeye çalıştıklarını, duygularını anlatmayı ve anlamayı keşfettiklerini, kurallara uyma, bekleme, izleme, takip etme, sıra alma gibi davranışları doğal bir şekilde ortaya çıkartabildiklerini görürüz.

Çocukların hepsi oyun konusunda ustalaşmış sanatçılardır. Peki biz oyun oynamayı biliyor muyuz?  Yazıyı okumadan önce bu soruyu kendinize sorun ve nasıl oynadığınızı bir düşünün. Cevaplar bittiyse başlıyoruz.

Çocuklarla oyun oynadığımız sırada öğretme kaygısı ile bilgi depolamaya çalışmamız (Bu ne? Hangi renk? Kaç teker var? gibi soruları peş peşe sormak), çocuğa harekete geçmesi için yeterli zamanı vermemek  çocuğun oyundan ve sizden kopmasına neden olacaktır. Oyun doğal bir öğrenme sürecidir.

Biz yetişkinler oyuna nasıl katılabiliriz? Bu konuda birkaç ipucu:



·     Çocukla yüz yüze ve aynı hizada olmak etkili iletişim için önemli bir püf nokta.

  • Çocuğu izleyin. Temposuna uygun davranmaya çalışıp, çok hızlı olup deneme fırsatlarını elinden almamaya çalışın.
  • Çocuğu taklit edin, seçtiği oyuncaklar ile onun gibi oynayın. Bir logoyu alıp araba gibi kullanıyorsa aynısını siz de yapın.
  • Çocuğa sürekli soru sorup, yönerge vermeyin. Bu ne? Bebeği sevelim. Hadi arabayı sür gibi soru ve yönlendirmeler çocuğun oyun dünyasını istediği gibi  kurgulamasını engeller.
  • Çocuk için seçtiğiniz oyun ve oyuncakların çocuğun gelişimine ve yaşına uygun olduğuna emin olun.
  • Oyun alanı ya da oyuncak olmadan da oynayın. Kendi çocukluğunuzdan  bildiğiniz parmak oyunları ya da şarkıları kullanabilirsiniz.
  • Çocukla oyun oynarken ses tonunuzda değişikler yaparak çocuğun ilgisini aktif tutabilirsiniz.
  • Çocuğun yanlış kelime kullanması durumunda çocuğa cevap verin. Siz iletişime odaklanın. Çocuğu kelime ve cümleleri doğru kullanması  için o an zorlamak motivasyonunu kıracaktır. (Doğru ses, kelime kullanımı için ya da başka bir konuşma bozukluğu varsa bunun üzerinde durulmayacağı anlamına gelmiyor.)
  • Çocukla oynarken donuk  olmayın izlediğiniz, beklediğinizi jest ve mimikleriniz ile belli edin.
  • Çocuğunuzun seçim yapmasına ve sevdiği oyunlarını tekrar etmesine izin verin. İlgisi olduğu ve hoşlandığı şeyleri yaparken üzerine yeni beceriler kattığını görmüş olursunuz.
  •  

Size *ETEÇOM stratejilerinden yola çıkarak , kendi fikir ve görüşlerim ile nasıl  oyun oynayabilirizin cevabını vermeye çalıştım.  Bu ipuçlarını özel gereksinimleri olan çocuklar ve normal gelişim gösteren çocuklar için de kullanabilirsiniz.

Keyifli oyunlar!


*ETEÇOM: Etkileşim Temelli Erken Çocuklukta Müdahale Programı

Yazan: 
Okul Önc. Eğ. Ve Ögr. Ögretmeni 

Saturday, April 16, 2016

Okuma Oyunu





Hani uzmanlar diyor ya, çocuklarınıza örnek olun. Sizi okurken görmek onlar için önemli. Ebeveyn okumayıp, ‘Hadi kızım, biraz kitap oku’ derse bu iş olmuyor. Aslında onlar bebekken daha çok okuduğumuzu düşünüyorum. Uyku saati ritüeli olarak kitap çok ise yarıyor. Sonra bir dönem geliyor ve bizler de yavaşlıyoruz. Oysa haftada bir akşam kitap saati yapsanız ve okuduğunuz kitapla oyun oynasanız. 

Nasıl mı?

Çocuklarınızın eskiyen tahta oyuncak küplerine uygun kare kağıtlar kesin. Her yüz için kare kesilmiş kağıtlar ve .(Her yüz için farklı bir renk seçebilirsiniz isterseniz.) her yüze bir soru veya bir yönerge yazın.
  • Hikayedeki bir kahramanı anlat. (sevdiğin, sevmediğin, neden?)
  • Hikayede gecen bir mekanı anlat. (sevdiğin, sevmediğin, neden?)
  • Sence hikayedeki en önemli olay ne idi?
  • Hikayenin sonunda seni en çok ne etkiledi?
  • Bu kitabın yazarına kitapla ilgili ne sorabilirsin?
  • Sen yazar olsan bu kitabı nasıl bitirdin? Neden?



Sırayla küpleri zar olarak kullanarak, kitaplarınız hakkında konuşun. Soruların dışında, sohbete de kayabilirsiniz. Hem keyifli anlar biriktirir, hem de okumanın sizin de vazgeçilmeziniz olduğunu kanıtlarsınız?

Not: küplerin dışında oyunu zar ile de oynayabilirsiniz. Küçük kartların bir yüzüne soru, diğer yüzüne 1den 6ya kadar bir sayı yazın. Zarı atın, gelen sayının olduğu kartta yazan soru veya yönerge ile ilgili konuşmaya başlayın. Üstelik bu oyun beklediğinizden daha keyifli oldu ve uzatmak istiyorsanız her sayıdan 3-4 tane kart da hazırlayabilirsiniz.



(Bu sorular ve yönergeler her roman için rahatlıkla kullanılabilir, isterseniz siz başka sorular da eklersiniz. Hatta bu sorularla, birlikte seyrettiğiniz bir filmi de konuşabilirsiniz)


Biz denedik işe yarıyor.